20 Soruda Tansu Çiller Türkiye'sinin Karanlığında Işlenen O Cinayetler

Şimdi her tarafta toplu mezarlar çıkıyor. Şimdi düştüğü duruma bakın! Çiller başbakanlığının son günlerinde çektiğini inkâr ettiği 500 milyarlık örtülü ödenek parasını, belgesi ortaya çıkınca, düştüğü durumu "Açıklarsam savaş çıkar, dünya birbirine girer" sözleriyle açıklamaya çalışacaktı. Yazıda, Meral Akşener'in devlet görevlilerinin karıştığı kanıtlarla ortaya konan "kumarhaneler kralı" cinayetinin aydınlatılmasına çalışan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu'nu Çiller'in İçişleri Bakanı olarak nasıl görevden uçurduğuna da tanık olacaksınız. Görünmek isteyen, kendisini adeta ilan eden gerçeklerin yıllarca devlet katında örtbas edilmesiyle hesabı taammüden sorulmamış bir cinayet zinciri karşısındayız. Böylece Çiller, siyasete girdikten sonraki iki yıl içinde önce Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı, ardından da DYP Genel Başkanı seçilerek Başbakan olabildi. Yine tutanaklara göre Nimet Baş, komisyon görüşmesini kapatırken, “kadın başbakan” olarak “bedel ödetildiğini” öne sürdüğü Çiller sayesinde “Türkiye’de kız çocuklarının başbakan olma hayalleri kurabildiğini” anlatıyor! Şırnak'ta (Kuşkonar ve Koçağılı köyleri) katlettiği 38 vatandaşına ilişkin adalet arayışını yıllarca ısrar edilen yalanlarla Strasbourg'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sürgün eden, Roboski katliamına ilişkin adalet umudunu da siyasetle kol kola aynı rotaya sokan bu devlet, Çiller Türkiye'si cinayetleriyle bir kez daha sınavda.

en iyi kumarhane filmi 10- Çiller, aynı süreçte "kanlı liste" diye anılan "PKK'yı destekleyenlerin listesi"ne benzer bir icraat suçlamasına da muhatap oldu mu? “Evet, böyle bir liste geldi önüme. Tahmin ediyorum ki İçişleri Bakanlığı’ndan geldi. Ancak erken yaşta kaybettiğimiz Turan Yavuz, Umur Talu yönetimindeki o yılların Milliyet'inde Çiller'in inkâr ettiği serveti, otel ve alışveriş merkezlerinin fotoğrafları ve resmi kayıtlar eşliğinde ortaya çıkardı. Tansu Çiller'in daha sonra konuşmalarına yansıyan aşırı milliyetçi ve devletçi söyleminin ortaya koyduğu ideolojik mensubiyeti, Çiller'in şahin cepheyle buluşmasının "esas", BASK modeliyle ifade ettiği çözüm arayışının ise daha sonra tövbe edilmiş bir dil sürçmesi olduğu fikrini veriyor. İkincisi; ideolojik arka plan. Başbakan Çiller için "O tak diye emrediyor, ben şak diye yapıyorum" diyen dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş'e göre ise, "uçaklardaki kayışların gevşemesi nedeniyle bombalar yanlışlıkla" 38 köylünün "üzerine düşmüş"tü! 3- Çiller'in Başbakan olarak "yönettiği" Türkiye'de neler oluyordu? Çiller'in “Olmayan erkek kardeşimi buldum” diyecek kadar yakın bulduğu ve bakan yaptığı Yalım Erez'in aynı komisyona verdiği ifadeye göre, hayır.

20 yıl sonra, zamanaşımının dolmasına bir gün kala açılan Bahtiyar Aydın cinayeti davasında dönemin Diyarbakır Jandarma Alay Komutanı emekli albay Eşref Hatipoğlu ve üsteğmen Tünay Yanardağ hakkında "taammüden öldürme", "halkı isyana ve birbirini öldürmeye teşvik", "cürüm işlemek üzere teşekkül oluşturma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 24 yıla kadar hapis cezası istendi. Birbirini tamamlayan üç ana neden öne sürülebilir. Hissediyordum. Yoksa ben onların tepesine biner ya sıkıyönetim ilan edin ya da ben birliklerimin başında kumandayı ele alıyorum, derdim. Hiç iyileşmeyen yaralarla, onların yara olduğunu da unutarak yaşar gideriz. ” tahliye edildikten sonra “aranırken” Erzurum’da düğün yapan Haluk Kırcı'nın nikâh tanığının o sırada Erzurum Valisi olan Mehmet Ağar olduğunu da ekleyin. Var. Birisi içerden, diğeri faili meçhul cinayetler davasına dayanak olan eski özel harekât polisi Ayhan Çarkın'dan. 11- Özel Harekât polisi Ayhan Çarkın'ın itirafları nelerdi? 4- Çiller bu çizgiyi sürdürdü mü? İstanbul Bankası Özer Uçuran Çiller'in genel müdürlüğünü de kapsayan süreçte içi boşaltılarak batırılacak, ikisi de varlıklı ailelerden gelmeyen Çiller çifti bir süre sonra, halen ikamet ettikleri Yeniköy'deki yalılarına yerleşecekti.

Aşağıda Çiller Türkiyesi'nin karanlığında işlenen cinayetleri ayrıntılı bir dökümle ele alan eski bir yazımı tekrar paylaşıyorum. İçlerinden bir sözcü seçerek uyuşturucu ticaretini yöneten (Behçet) Cantürk’e gönderdiler. Sözcü, uyuşturucu ticaretinden vazgeçmesini, aksi halde başına iş açacağını bildirecekti. Uyuşturucu gelirleri terör örgütünün elinden uçup giderken, talih kuşu (!) özel ekibin başına konmuştu! Hafıza kaybı yaşıyormuş. Biz onun odasına girmeden önce salavat getirirdik. Özer Uçuran Çiller, servetinin kaynağının sorgulandığı TBMM'de "Kayınvalidemin çıkınında bulduk"diyebilecekti! Çiller'e bu sözleri yıllar sonra, TBMM'de kurulan Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nda soruldu. Buna rağmen kurulan ekip resmi çerçeve dışında çalışmalarına başladı. Ben İstanbul’daki her baskında vardım. Ben tiksindim bu olanlardan. 1986’da gittik oraya. Bir yıl sonra Mardin Ömerli’ye bağlı Pınarcık Köyü’nde bir katliam yaşandı. Pınarcık katliamını provokasyon amaçlı JİTEM’in oluşturduğu gruplar yaptı. Bu toplu mezarlar bu ülkenin ayıbıdır. “Ben biliyorum niye (sıkıyönetim) ilan etmediklerini. Bir Kürt’ü PKK'lı diye çırılçıplak soyan bir zihniyet nedir? Öylesine yapılmış, sözün şehvetine kapılmış bir millet-devlet ayrıştırması değil söz ettiğim.

Diğer Yazılar