Prof. Dr. Ersan ŞEN - Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Oynatma Suçu

Kanun koyucu da, kanunun verdiği yetkiye dayalı olarak futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları oynamaya başkalarını teşvik etmek için reklam veren ve sair şekilde yönlendirenlerin bu eylemlerini suç saymayıp, kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine giren eylemlere her türlü teşviki suç olarak tanımlamıştır. 5. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi yurtiçinde oynatılan spor müsabakaları ile ilgili olup, bu müsabakalarda oyun oynatmayı mümkün kılan kanunla yetkilendirilmemiş olmak da gerekir. Yurt dışında oynatılan spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarının internet yoluyla ve sair suretle erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkan sağlayan kişiler, dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. İki bent arasında önemli bir fark vardır; (a) bendi kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın oyun oynatanlar veya buna yer ve imkan sağlayanlara yönelik bir düzenleme iken, (b) bendi yurtdışında mevcut olan bir oyunun, bu oyuna internet veya sair suretle erişim sağlanarak Türkiye’de oynatılmasını konu almaktadır.

bahis haram mı Peki, hem kumar ve hem de bahis oyunlarına yer ve imkan temin eden kişi hakkında fikri içtima hükümleri tatbik edilecek midir? Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 26.11.2013 tarihli, 2012/12799 E. ve 2013/12171 K. sayılı kararının, “Sanığın internet üzerinden futbol müsabakalarının sonuçlarına ilişkin bahis oynattığının iddia edilmesi karşısında, eyleminin 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 5. maddesinde düzenlenen suç niteliğinde olup olmadığına ilişkin davaya bakma, kanıtları değerlendirme ve suç niteliğini tayin görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu nazara alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması” bozma gerekçesinden anlaşılacağı üzere; TCK m.228 ve 7258 sayılı Kanun m.5 birbirinden ayrıdır. Şans ve bahis oyunları oynayanların da cezalandırılması istenmekte ise, bu konuda 7258 sayılı Kanunda cezai veya idari yaptırıma bağlı bir adli veya idari suç tanımına gidilmelidir. Fail; aynı suç işleme kararının icrası için değişik zamanlarda birden fazla kez sabit ihtimalli ve müşterek bahis veya şans oyunu oynatmakta ise, zincirleme suç hükümleri tatbik edilecektir.

Oysa 7258 sayılı Kanuna muhalefet suçlarında; kumar değil, Kanunun verdiği yetkiye dayanmaksızın sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunları mevcuttur. Öncelikle kumar ile bahsin farklı olduğunu, ancak kumar ile şans, yani talih oyunlarının aynı olduğunu, bahiste ise bir sabit veya müşterek ihtimalin bulunduğu, bu oyunu oynamak isteyenin bazı istatistiklerden, ön değerlendirmelerden, bilgi ve becerisinden hareketle tercihlerde bulunabileceği, bu yönü ile bahis ile kumar oyunları arasında fark bulunduğu, kumarın tümden veya önemli bir kısmı itibariyle şansa, yani talihe dayandığı, bununla birlikte bu ağırlığın bahis oyunlarında azaldığı, bahis oynayanın birtakım bilgi, tecrübe, oynadığı oyunun süjelerinin özelliklerinden yola çıkmak suretiyle kararlar verdiği bir gerçektir. Kaldı ki kural olarak suç ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunup bulunmadığının saptanmasında, benzer bir suç için öngörülen ceza ile yapılacak kıyaslamanın değil, o suçun yarattığı etkinin ve sonuçlarının dikkate alınması gerekmektedir. Suç bir kişi tarafından işlenebileceği gibi, TCK m.37/1’e göre birden fazla fail tarafından “müşterek fail” sıfatı ile de işlenebilir.

Kanunla bahis ve şans oyunları oynatılması konusunda hak ve yetki verilen kişi, Türk Ceza Kanunu m.26/1 kapsamında “hakkın kullanılması/icrası” adlı hukuka uygunluk sebebinden yararlanır ve fiil suç sayılmaz. Belirtmeliyiz ki, TCK m.157 ve 158’de düzenlenen dolandırıcılık suçları ile m.155’de düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu ile 7258 sayılı Kanunun 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen bahis ve şans oyunları suçları birbirine karıştırılmamalıdır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 22.06.2016 tarihli, 2016/8273 E. ve 2016/20155 K. sayılı kararında; 7258 sayılı Kanuna aykırılık suçlarında mağdurun doğrudan toplum olduğu, sanığın yasadışı sitelere aynı gün değişik zamanlarda girmesi halinde zincirleme suçun gerçekleşmeyeceği, ancak farklı tarihlerde girmesi halinde TCK m.43/1’e göre aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla kez işlediğinin kabul edileceği belirtilmiştir. Nitekim Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 09.05.2016 tarihli, 2015/14796 E. ve 2016/4523 K. sayılı kararına göre; “… Nitekim otellerde yer alan ve “casino” olarak bilinen yerlerin açılması, işletilmesi, bu yerlerde kumar oynatılması yasaklanmıştır. Bu nedenle, bahis oyunlarının kumar olarak nitelendirilmesi doğru değildir.

Diğer Yazılar